Tayland, dünyayı gezmeye başlamak için en ideal lokasyonlardan biri. Hem ucuz hem her şey sistematik ve kolay. Doğa, tarih, masaj, spor, eğlence ne ararsanız rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Biz de göçebe hayatımıza Tayland’dan başlayalım dedik.  Rotamızı Bangkok’tan kuzeye doğru kırdık. Kuzey o kadar güzeldi ki 26 gün nasıl geçti anlamadık. Türk pasaportu sahipleri Tayland’ı 30 gün boyunca vize almadan gezebiliyor. Haliyle Güney Tayland’ın meşhur plajlarını daha sonraya bırakmamız gerekti. Aşağıda bu dolu dolu geçen 26 günümüzün rotası yer alıyor.

ROTAMIZ

1-3. Gün: Bangkok

Bangkok’a dünyanın birçok noktasından ucuz uçuşlar bulunabilmekte. Bu yüzden çoğu gezginin Güneydoğu Asya yolculuğunun ilk durağı olmakta. Neredeyse İstanbul kadar büyük olan, kaosun, kalabalığın her taraftan karşınıza çıktığı bu şehirde 3-4 günden yeter de artar bile diye düşünüyoruz. Biz de ilk 3 günümüzü bu şehirde geçirdik. Dolu dolu geçen bu 3 günümüzü Bangkok Günleri ve Bangkok Günleri – 2 yazılarında bulabilirsiniz.

4-7. Gün: Ayutthaya

Tayland’ın kraliyet şehirlerinden biri olan Ayutthaya, görkemli tapınaklarıyla ön plana çıkıyor. Çoğu insan, Bangkok’tan günübirlik ziyaret ettiği bu şehir için bize göre en az iki gün ayırmak gerek. Bu güzel şehrin yazıları da Ayutthaya Günleri ve Ayutthaya Günleri – 2 ‘de yer almakta. 🙂

8-11.Gün: Sukhothai

Ayutthaya sizi yeterince etkilediyse ama tarihe doymadıysanız Sukhothai’yi es geçmeyin derim. Ayutthaya’dan bir önceki döneme ait olan Sukhothai’de tarihi yapılar en az Ayutthaya kadar etkileyici. İki şehir arasında seçim yapmam gerekse zorlanarak da olsa Sukhothai derdim herhalde. Tabii bunda biz oradayken denk geldiğimiz Loy Krathong festivalinin de etkisi yadsınamaz. 🙂 Sukhothai yazılarımız: Sukhothai Günleri ve Sukhothai Günleri – 2

12-26.Gün: Chiang Mai

Chiang Mai bizim için çok şey ifade ediyor. O kadar dolu geçti ki bu şehirde günlerimiz. Bir kere bu şehirde yemekler harika ve çok ucuza yemekler yiyebiliyorsunuz. Normal restoranlar dışında gece pazarları da oldukça renkli ve bir o kadar da ucuz. Eğer Thai mutfağı hakkında daha çok şey öğrenmek isterseniz bu şehirde düzenlenen bir sürü yemek kursu bulunuyor. Ayrıca Chiang Mai doğal parklarla ve farklı kültürlerden halkların yaşadığı köylerle çevrilmiş durumda ve bu yerlere çeşitli uzunlukta  turlar bulunmakta

Haliyle normalde 3-4 gün yetecek bu şehirde biz tam tamına 15 gün geçirdik  ve birbirinden çok farklı üç yerde kaldık. Son olarak bir tavsiyemiz eğer denk getirebiliyorsanız Chiang Mai’ye Loy Krathong Festivali zamanında gelin. Şehir güzelliğine güzellik katıyor bu tarihlerde.

BÜTÇE

Tayland, Türk Lirasındaki değer kaybına rağmen hala çok uygun bir ülke. Her ne kadar karşılaştığımız gezginler, çevredeki güneydoğu asya ülkelerinin daha ucuz olduğunu söylese de iki kişi toplamda günde 50$ civarında kalmamız oldukça tatminkar. Bu rakamlara da sadece konaklamadan kısarak ulaştık. Onun dışında hoşumuza giden ne varsa yedik, içtik, gezdik, tozduk. 🙂

26 Günlük Tayland harcamamız:

Konaklama: 332$

Konaklama Tayland’da çok ucuz. 5-15$ civarında odalar tuttuk. Bazı odalar özel tuvaletli, bazılarıysa ortak kullanımlıydı. Çift olarak geziyorsanız Tayland’da hostelde kalma ihtiyacı duymuyorsunuz. Tabii oda seçimi yaparken dikkat etmeniz önemli. Bazı odalar penceresiz, prizsiz vs. olabiliyor. Bu durumlara hazırlıklı olmak lazım.

Yemek: 312$

Ne yalan söyleyelim biz ne gördüysek yedik, içtik. Haliyle Tayland’daki en büyük gider kalemlerimizden biri de yemek oldu. Yemek fiyatları restorandan restorana oldukça farkedebiliyor. Bir gün kişi başı 35 Bahta yemek yerken diğer gün 200 Bahtı bulabiliyor. Batı mutfağı restoranlar genelde daha janjanlı ve fiyatlar uçuk, o sebeple biz hiç yemedik. Açıkçası güzelim bir Karidesli Tom Yum’u 100 Bahta yemek varken bir pizzaya 300 Baht vermek çok mantıklı gelmedi bize. Özetle, çok kasmazsanız, İstanbul’da dışarıda ödediğinizin daha altında uygun fiyatlarda yemek bulabiliyorsunuz. Kasarsanız 10TL nin altında doyurucu bir yemek yiyebilirsiniz.

Bira konusuna gelirsek, fiyatlar oldukça değişken. Bangkok’ta bir barda 150Bahtı bulabilirken, Sukhothai’deki bir barda 75 Bahta içebiliyorsunuz. Markette ise 50 Baht civarında. Bu açıdan Türkiye’den yana kalır değil maalesef. Sanırım ciddi oranlarda vergi mevcut. Örneğin Tayland’da üretilen Chang marka bira markette 50 Baht (yaklaşık 8TL) iken Myanmar’da ithal Chang bira 1200Kyat’a (yaklaşık 4TL) satılıyordu.

Ulaşım: 58$

Biz Tayland’da Bangkok’tan kuzeye doğru ilerledik. Yollar oldukça iyi durumdaydı. Otobüs fiyatları ise 50-100TL civarındaydı. Bize göre biraz daha uygun sayılır. Asıl fark tren fiyatlarındaydı. Standart sınıf biletler 10TL civarlarındaydı, sanırım her ekonomik kesimden insanın ulaşım hakkının sağlanmasını hedefliyorlar. Aynı durum Myanmar’da da geçerliydi. Güneydoğu Asya’ya özgü bir fiyatlama politikası olabilir. Tren yolculuklarını zaman kısıtınınız yoksa kesinlikle öneririm. Otobüsler kadar konforlu değil ama oldukça eski trenler aklınızda bulunsun.

Market: 87$

Tayland’da 7Eleven bizim kurtarıcımız oldu. Suya mı ihtiyacımız var, ıslak mendilimiz mi bitti, yatmadan önce son bir bira mı içsek dediğimiz her bir noktada 7Elevenla karşılaştık. Fiyatlar diğer marketlerle hemen hemen aynıydı. Su fiyatlar 1.5 litre için 2TL civarıydı. Açıkçası musluk suyu içmek, ya da “purified water” işlemine girişmenize çok fazla gerek yok. Bazı su markalarının 2al bir öde vs. gibi kampanyalarıyla oldukça uygun fiyata suya ulaştık. Onun dışında bira, barlardan daha uygun olduğu için arada sırada susuzluğumuzu 7eleven’dan giderdik. Kredi kartı kullanmak isteyenler için de 7eleven’da 300 Baht üzerinde alışverişlerinizde kartınızı kullanabiliyorsunuz.

Aktivite: 272$

Gezmenin en güzel yanı ama genelde en çok para harcamanın gerektiği kısım. Biz de haliyle 3 günlük trekking turu, bisiklet turu, yemek kursu, masajlar vs. birazcık harcadık. Açıkçası aktivite fiyatları Türkiye’nin biraz altında. Örneğin 3 günlük gezi turu  her şey dahil (neredeyse her şey diyeyim. 🙂 ) 2500 Baht (400TL) civarındaydı.  Masaj konusu bambaşka tabii. 200Baht (30TL) civarında 1 saat masaj yaptırabiliyorsunuz.

Giriş Ücretleri: 62$

Tayland giriş ücretleri konusunda turist dostu bir ülke. Çoğu tapınağa ücretsiz girebiliyorsunuz. Turistlere özgü ekstra giriş parası vs. olan bölgeler bulunmuyor. Bizim en pahalı giriş parası verdiğimiz yer Bangkok’taki Grand Palace (500 Baht, 80TL) oldu. Değer miydi bence değerdi. Ama bu ülkede görülecek, tadılacak o kadar çok şey var ki. Örneğin Grand Palace’in hemen yanındaki Wat Mahattat tapınağının sakinliği, huzuru ve oradaki bir monkla sohbetimiz o kadar keyifliydi ki. Herhangi bir giriş parası vermeden de bu ülkeden oldukça keyif alabilirsiniz.

Çamaşır Yıkama Hizmeti: 7$

Çamaşır hizmeti oldukça ucuz. Hatta biz bir keresinde ücretsiz yaptırdık. Chiang Mai’deki “In the City Hostel and Coworking Space” sağolsun, konaklama hizmetine ücretsiz olarak bunu eklemişler.

Sim Card: 18$

Sim Card Tayland’da birazcık pahalı. 1Aylık 5GB internet 120TL civarı. Ama ben yine de bir haftadan daha uzun kalacaklara kesinlikle öneririm. Otel, restoran vs. seçimlerinde internetinizin olması oldukça faydalı oluyor.

Vize Ücreti: 0$

Tayland’ın güzel yanlarından bir tanesi. 30 güne kadar vize almadan ülkeyi gezebiliyorsunuz. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s