Şimdiye kadar katıldığımız tüm turlar en geç 09:00’da başlamıştı, burada herkes önceki geceki partiden kalma olduğundan turlar saat 13:00’da başlıyor. Sabah kalkıp rahat rahat hazırlanıp, kahvaltı yapmak için bol vakit olmuş oluyor. Saat bu kadar geç olunca biz de güne kahvaltı yapmak yerine öğle yemeği yiyerek başladık:)

IMG_20190210_114916.jpg
Paradise Bungalows’da öğle yemeği

Tur teknesiyle tanışma

Saat 13:00’da teknenin kalkacağı yere hareket etmek üzere iskelenin üstündeki otelimizin resepsiyonunda hazırdık. Meğersem tekne hemen yandaki kıyıdan kalkıyormuş. Tekne iskeleden binmek için küçük kıyıdan binmek için de oldukça büyük olduğundan biz boynumuza kadar suya girip denizin içinden bindik. Islanmaktan hiç hoşlanmayan biri olarak, Koh Toch Plajının hiç de temiz olmayan suyunda ıslanarak tura başlamak benim için pek keyifli olmadı ama moralimi bozmadım. Önümde suyun içinde tekneye binebilmek için sırada bekleyen insanlara aldırmadan, teknede yer bulamamak ya da beni sahilde unutmaları pahasına en sonuncu olarak koşarak suya atlayıp hemen teknenin merdivenlerine yapıştım ve 1 dakika içinde bu işkenceye son verdim:)

Koh Toch Adası

Teknede oturacak bir yer bulup, soğuk ikram biralarla kendimize geldik. Motor çalışmaya başladı ve 15 dakikalık bir yolculuk sonrası Koh Toch Plajının tam karşısındaki minicik Koh Toch Adasına vardık. Masmavi dibi gözüken denizlerimiz olduğu için çok şanslıyız ve ben o koyları gördükten sonra her suya giremiyorum. Neyse ki etrafta her türlü suda yüzen turist grupları var ve göze batmıyorum. Suyu çok beğenmediğim için giremedim lafın kısası ama Turgay tadını çıkardı. Adada yürüyerek çıkılabilecek bir tapınak da varmış, yüzmeden karaya ulaşmam imkansız olunca göremedik.

Balık mı Tutacağız?

Yarım saatlik yüzme molasından sonra kocaman bir meyve tepsisi geldi ortaya. 10 saniye sonra hepsi biz aç turistler tarafından yok edilmişti.

Ardından renkli misina  makaralarıyla dolu bir kutu getirdiler. Hepimiz birer tane alıp, ucuna bize dağıtılan minik ahtapot parçalarını takıp beklemeye başladık. Arada balık yakalayan bir iki kişi ve teknenin kaptanı genç çocuk dışında pek başarılı bir girişim olmadı. Çizgi filmlerde olduğu gibi birbirine sırtını dönmüş iki kişinin misina kancası birbirine takıldı bir süre birbirlerini çektikten sonra durumu fark ettiler, çok komikti.

Yüzme Molası Long Beach

Balık yemleri bitince, misina makaraları toplandı ve tekne tekrar hareket etti. Bu arada tur alırken nereye gideceğimizi sormadığımız için program hakkında hiçbir fikrimiz yoktu. Ama bir önceki gün gidip çok beğendiğimiz Long Beach’e gitmeyi içten içe çok istiyordum. Tekne kıyıya yanaştığında nasıl sevindim anlatamam. Adanın en güzel plajında kendimizi sulara bıraktık. Bu arada  diğer teknelerde sadece iki bira bedava iken bizim teknemizde bedava biraların ardı arkası kesilmiyordu. Akşam olup gün batımı saati gelene kadar suda kaldık. Güneşin batması ile hava soğuyunca 2 saatin ardından sudan çıktığımda titriyordum. Tekneden gelen ızgara kokularına dayanamadım yoksa buz küpü olana kadar kalabilirdim.

Işıldayan sular ve ateş şovu

Tekneye çıktıktan sonra ekmek arası ızgara olarak akşam yemeklerimizi dağıttılar. Gün batımını izlerken karnımızı doyurduk. Tutulan balıklar da yanında atıştırmalık oldu. Karnımızı doyurup Long Beach’e veda ettikten yarım saat sonra tekne açık denizde durdu. Tüm ışıklar kapandı ve gecenin en keyifli son kısmı başladı.

Denizin içindeki organizmaların parlak mavi renkteki ışıltılı görüntülerini görmek için bir kaç kişi suya atladı. Suda yüzerken ellerinin arasına aldıkları suların ışıldaması inanılmaz güzeldi.

Nedir bu Parıltılar?

Yaşayan organizmalar (denizanası, planktonlar, ateş böcekleri) tarafından ışık üretilmesine biyoışıma deniyor. Oksijen ve bu organizmalarda bulunan lüsiferin molekülünün lüsiferaz denilen bir enzim tarafından katalizlenip tepkimeye girmesi sonucu enerji üretiliyor ve ışıma oluşuyor. Ortaya çıkan ışınların renkleri yaydıkları ışının dalga boyuna göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin ateş böceklerinde turuncu/yeşil görmüştük, denizde ise mavi/turkuaz renkleri hakimdi.

bio-luminescent-plankton
Kaynak: http://www.cambodia-hotels.com/koh-rong/attractions/bioluminescent-plankton.htm

Plankton; denizin içindeki gözle görülemeyecek küçüklükteki hayvan ve bitkilerin tümüne deniyor. Işık yayan plankton türü ise dinoflagellat olarak adlandırılıyor. Dinoflagellatların denizin üstünde olmasının sebebi ise fotosentez ile besin üretmeleri. Bu nedenle güneşli günlerin ardından daha çok ışın yayıyorlar. Bu ışımaların görülmesini etkileyen diğer etmenler ise denizdeki yoğunlukları ve ortamın ne kadar karanlık olduğu. Bu bilgileri yazmak için internette gezinirken çok ilginç bir araştırma konusu gördüm. Bitkilerdeki bu doğal ışıma özelliklerini geliştirip gelecekte doğal ışık üreten canlılarla elektrik ihtiyacımızı karşılamak üzerine projeler varmış. Meslekten dolayı herhalde acayip heyecanlandım.

IMG_20190210_193058.jpg
Dönüşteki ateş şovu

Denizin üzerindeki muhteşem ışık şovunun ardından teknedeki gençlerin ateş şovu başladı. Koh Rong plajına otantik bir görüntü eşliğinde yaklaşmış olduk. Oldukça yoğun tempolu geçen günün ardından otele gidip direk yattık. Koh Rong’da başka neler yaptık görmek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s