Hareket anlamına gelen Songkran aynı zamanda Tayland’daki yeni yıl kutlamalarına verilen ad. 13 Nisan’da başlayan ve toplam üç gün kutlanan bu festivalin öncesinde insanlar kötü şanstan arınmak için evlerini baştan aşağı temizliyorlar. Suyla haşır neşirlik sadece evlerle kalmıyor. Festivalin başlangıcında Buda heykellerinin ve üst düzey Budist monkların yıkandığı bir banyo ritüeli de sergiliyor. Yerli halk Buda heykellerini ve monkları yıkadıkları suyun kutsal olduğuna inandıkları için bu suları biriktirip, bu sularla sevdiklerini ve ailelerini tekrar yıkıyorlar. Dini ritüeller suyla sınırlı değil; monklara hediyeler sunuluyor, kuşlar ve balıklar nehirlere salınıyor, kumdan pagodalar inşa ediliyor. Tüm bu geleneklerin uzun ömür, iyi sağlık ve refah getirdiğine inanılıyor.

Festivalin sadece dini boyutu yok tabii. Bir diğer amacı insanları neşelendirmek olan bu festivalin en keyifli kısmı olan suyla yıkanma kısmı, zamanla insanların birbirini ıslatmasına ve üzerilerine kova ile su dökmesine dönüşmüş.  Kısaca festivalin özü; birbirini çılgınca ıslatma ve bundan aşırı derecede mutlu olma:)

Festival, Tayland’daki en popüler ve büyük yerleşim yerleri olan Bangkok, Chiang Mai, Koh Samui, Ayutthaya, Phuket gibi şehirlerde daha coşkulu kutlanıyormuş. Biz de bu festivale 2019 yılında Phuket’te denk geldik ve aşırı ıslak günler geçirdik. 🙂

Aslında kutlamalara katılmamız Surat Thani’de Phuket otobüsünü beklerken başladı. Otobüs firmasının bir kadın çalışanı oluşturdukları kutlama alanında benden Buda heykelini yıkarken ve dua ederken fotoğrafımı çekmek için izin istedi. Sonrasında da “Bakın turistlerimizle yeni yılımızı kutluyoruz manşeti” ile otobüs firmasının facebook sayfasında yerimi aldım. 🙂

Ardından kutlamalara Phuket’te devam ettik. Phuket motosiklet rotamızda yer alan Patong kasabasında festival bir gün öncesinden 12 Nisan günü başlamıştı bile. Patong Beach’in önündeki yoldan ve paralel yoldan motosikletle geçerken su tabancaları ve kocaman kovalarıyla köşe başlarında bekleyen insanlar bizi bir miktar ıslatmışlardı. Akşam gece pazarının önüne motorumuzu park ettikten sonra da yollarda birbirlerini ıslatan insanların arasından geçerek etrafta biraz dolaştık. Neyse ki gece pazarının içi ıslak değildi. O gün daha sırılsıklam gezmek için hazır değildim. Sonra da The Myth Party Space alanında bol sulu bir parti olduğunu fark ettik. Ücretsiz olan DJ partide meydanda kurulan pistte duş misali tepelerinden akan suyun altında dans eden bir sürü insan vardı. Alan çok büyük olduğu için çok kalabalık durmuyordu. Girişte hoş geldin ıslatmasını bir şekilde atlatıp içeri girdik ama ortam çok açmayınca biraz takılıp otele geri döndük.

bir önceki günkü festivali konser alanı
Festivalden bir gün öncesi: Before Party

Ertesi gün kahvaltı için uyandığımızda asıl cümbüşün bugün başlayacağını fark ettik. Otelin resepsiyonunda görevli kız elinde kocaman bir su tabancası ile otelin tam önündeki kaldırımda yoldan gelip geçeni ıslatmaya başlamıştı bile. Karşılık olarak ise motosiklete binmiş ellerinde su tabancaları olan insanlar onu ıslatıyordu. Bir üst seviye ise arkası açık minik kamyonetlerin arkasındaki kocaman su bidonlarından ellerindeki taslara su doldurup etrafa savuran gençlerdi. Bir kamyonetin arkasında en az 4-5 kişi doluşmuş, 5 metre çapında dev bir ıslatma alanı oluşturuyorlardı. Kamyonetin arkasındaki bu düzeneğin benzerlerinin yol üzerindeki tüm evlerin önünde olduğunu da es geçmemek lazım.

Biz nasıl pintiysek su tabancası almaya bir türlü elimiz gitmedi. 200-300 baht verip 2 tabanca alamadık yani. Kendimizi ıslanmaya hazırlayıp yola çıktık. Phuket eski şehirdeki otelimizden çıkar çıkmaz ıslanmaya başladık. Patong merkeze gidene kadar her beş metrede bir, kah taslardan kah hortumla üzerimize boşaltılan sulardan sırılsıklam olduk. Hele bir de buzlu su gerçeği ile tanışınca neye uğradığımızı şaşırdık. En son “please please no ice, no ice!!” diye insanlara yalvarıyordum. Karnımızı doyuracağımız gece pazarına vardığımızda tepeden tırnağa sırılsıklamdık.  Gece pazarı olduğu için açık olan tek yere oturup karnımızı doyurduk.

Karnımızı doyurduktan sonra asıl kutlamaların olacağı Patong merkeze doğru ilerledik. Karşılıklı barların olduğu Bangla Caddesi’nden sahile doğru inanılmaz bir kalabalığın içinden üzerimize defalarca su dökülerek dizimize kadar suyun içinde ilerledik. Kalabalığa girer girmez insanların suratlarındaki beyaz renkli boyaları fark ettik. İnsanlar ellerindeki kovalardaki beyaz sıvıları birbirinin yüzlerine sürüyorlardı. Çeşitli akrobatik hareketlerle onlardan da sıyrılmayı başardık ve sahile ulaştık.  Sonra plajdaki partiye katılıp biraz daha ıslandık. Sahildeki müzik ve parti çok keyifliydi. Gecenin ilerleyen saatlerinde yorgunluktan ve ıslaklıktan bitap düşüp otele döndük. Bu su cümbüşüne telefonlarımızı sokmadığımız için geceden hatıra olarak elimizde sahilde oturup bizim burada ne işimiz var diye düşünüp gökyüzünü izlediğimiz anlar kaldı. Bakalım bir sonraki festival neresi!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s