Bir şehirde yapılabilecek en güzel şey sabah kimsecikler uyanmadan şehrin sokaklarında dolaşmaya çıkmak. Gün ağarmaya yakınken turistler daha sokağa inmemiştir, hatta yataktan kalkmamışlardır. Şehrin asıl sakinleri işe gitmek için yollara dökülmek üzeredir. Yola koyulmadan önce kahvaltı yapmak için uğrayacakları sokak yemekçileri stantlarının başına gelmiştir ve güneşin doğması ile hayat her günkü gibi hızla akmaya başlayacaktır. Tan vakti işte o kalabalık öncesi en güzel sessizliktir. Hele bu şehir sokakları rengarenk fenerlerle donatılmış, kafanı çevirdiğin her yerde şirinlik abidesi sarı evler fırlamış dünyanın en güzel şehirlerinden biriyse yapmak gereken en güzel şey, üzerine bir şal alıp sabah 6 olmadan yola düşmektir.  Biz de aynen öyle yaptık. Otobüsümüzün şehre erken varmasını fırsat bilip kendimiz dışarı attık.

IMG_20190304_062844.jpg
Hoi An sokakları

Pháp Bảo Temple (Chùa Pháp Bảo)

Burası bizim otelimizden eski şehre gidiş yolundaki bir Budist tapınağı. Giriş ücretsiz. Saat 6 sularında içeriden gelen sesleri takip edip, banklardan birinde oturup bir süre meditasyon seslerini dinledik ve eski şehir turumuza bu büyülü bahçe ile başlamış olduk. Bu tapınağın karşısındaki motosiklet park yerinin önündeki gölet ve arkasındaki sarı evler klasik bir Hoi An manzarası.

 

The Ba Mu Temple Gate/The Tam Quan Gate/Three-entrance Gate (Tam Quan chùa Bà Mụ)

Biraz daha ilerledikten sonra Vietnam mimarisinin çok güzel bir örneği olan Ba Mu tapınağının kapısına ulaştık. Burada biraz vakit geçirip kimsenin olmadığı sokaklarda ilerlemek için ayrıldık.

Hoi An Sokakları

Sarı evlerin, rengarenk fenerlerin süslediği sokakların arasından geçerken adeta büyülenmiş durumdaydık. Kırmızı, yeşil, mavi kafamızı çevirdiğimiz her yerde. Bu kadar güzel bir şehir olabilir mi acaba?

 

The Town Bridge (Cầu An Hội)

Bir süre sonra sonra kendimizi Thu Bon Nehrinin önünde bulduk. Şehrin yapısına uygun bu otantik köprüye geldiğimizde hava iyice aydınlanmış ve fotoğraf makineleri ile insanlar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamışlardı. Daha sonraki günlerde gece de buraya geldik. Şehir gece mi daha güzel yoksa gündüz mü emin değilim.

 

Cantonese Assembly Hall

Köprüyü geçtikten sonra tam karşıya doğru ilerleyince 1885 yılında Çinli tacirler için dinlenme ve ticaret alanı olarak yapılan bu bina karşımıza çıktı.

Japanese Covered Bridge (Chùa Cầu Hội An)

1595 yılında Hoi An’da yaşayan Japonlar tarafından yapılan bu köprü Japon mimarisinin Vietnam’daki en güzel örneklerinden bir tanesi. İnsanın içinde Japonya’ya gitme isteği uyandırıyor. Köprünün girişinde olan maymun ve köpek heykelleri, köprünün başlayıp bittiği yılları temsil ediyormuş. (1593 – maymun yılı-1595 – köpek yılı)

Kahvaltı için Vietnam’ın en güzel çorbacısı (Lokasyon)

Yürüyüşümüzün sonlarına doğru acıkmaya başladık. Aslında çok meşhur bir yerde (Phi Banh Mi) kahvaltı için banh mi (sandviç) yemeyi planlıyorduk ama sabah açılmamıştı. O sırada bu tabelayı görüp sokağın içine dalıp ok işaretini takip ettik. Hemen tabelada gözüken my quang ve bun mam siparişi verdik. Artık sabah ellerinde ne varsa getirdiler. Kendimizden geçip yerken masayı paylaştığımız kahvaltı yapan Vietnamlılar bize şaşkın gözlerle bakıyorlardı. İkram çaylarımız da cabası. 50000 VND (2.14 Dolar) ödedik.

Karnımızı doyurduktan sonra şehrin sokaklarında bir süre daha dolanıp, öğleden sonraki turumuza katılmak üzere otele geri döndük. Güne harika bir başlangıç oldu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s