Bence bu şehrin kendine has bir havası var. Binlerce motosiklet ve aracın ilerlemeye çalıştığı çok şeritli yollar, yolların ortasındaki kocaman anıtlar, heykeller, sokak aralarına gizlenmiş minik restoranlar, şık kafeler ve bütün bunların arasında yaşamaya çalışan insanlar, çıplak ayak etrafta gezen çocuklar. 

Konsoloslukta vize işlemleriniz varsa, noter işlemleri de olabilir konsolosluklar bölgesine yolunuz illaki düşüyor. Bu bölgeden Kraliyet Sarayı’na oradan da sahile doğru uzanan şehrin en önemli tapınaklarından Wat Phnom ve koloni mimarisinin en önemli eseri Central Marketi de içine alan bölge en turistik yerler. Sahile gelince mutlaka akşam yürüyüşü yapıp gece pazarına da uğramak gerek.

IMG_20190222_173719

Şehrin hüzünlü yüzünü görmek için çok uzağa gitmek gerekmiyor. Hemen şehrin ortasında Kızıl Kimer rejiminin en büyük izini taşıyan S-21 hapishaneleri var. Yakın geçmişin gözü yaşlı şahidi. Şehrin biraz dışına doğru ölüm tarlalarına (killing fields) ilerlerken tuk-tuk tutmuşsanız o bölgede yaşayan insanların evleri arasından geçip götürüyor sizi. O zaman da yoksulluğa şahit oluyorsunuz. Ölüm tarlaları adından belli, etrafı gezmekte sıkıntı yok da hani o mikrofondan gelen ses var ya, neler yaşandığını anlatıyor, işte o böyle içini dağlıyor insanının. Sen unutma diyor ama unutuyorsun, her zaman her yerde olduğu gibi geride bırakıp yaşamaya devam ediyorsun. Ölüm tarlalarını gezerken mikrofondaki son bölümde bir şarkı var. Oh Phnom Penh! Sözlerini anlamanıza gerek yok dinleyin yeter…

Her şeye rağmen nehir kenarında dans eden, gece pazarında şarkı söyleyen gençler her şeyin daha güzel olacağına dair umut veriyor. Kaldığım şehirler arasında bu kadar etkilendiğim başka bir şehir olmadı. Sokaklarında yürümek, bu şehrin havasını solumak lazım anlamak için.

Nasıl Geldik? (Melaka’dan Phnom Penh’e)

Melaka’dan Kuala Lumpur’a otobüs yolculuğu

Malezya’ya Melaka’dan  veda ediyoruz. Melaka-Kuala Lumpur Havaalanı (klia2) arası sefer yapan iki firma var. Biz Starmart Express firmasından 23.30 biletini online olarak almıştık. Hiçbir yerde yazmıyor ama otobüs 18 nolu perondan kalkıyor. Bizimki Singapur’dan 15 dakika gecikmeli geldi, gecikmeler olabiliyormuş. 3 saat dolmadan hava alanına varmıştık. Malezya’nın otobüsleri inanılmaz rahat:)

Kuala Lumpur’dan Phnom Penh’e uçak yolculuğu

Fırsat buldukça hava alanında uyuklayarak uçağa bindik. Kuala Lumpur-Phnom Penh biletimiz AirAsia ile bir kişi 25 kg bagaj hakkı ve iki kişi yemek dahil toplam 50 Dolar tuttu. Güneydoğu Asya maceramızdaki en ucuz uçak biletimizi almış olduk böylece. Malezya Kamboçya arası 1 saat fark varmış, günü de kaybetmeden ülke değiştirmiş olduk.

Kapı vizesi ve para çevirme işlemleri

Önce kapı vizesini aldık. Nasıl aldık, detaylar burada! Yanımızda dolar olduğu için ve Kamboçya’da tüm alışverişlerde KHR dışında Dolar da kullanıldığı için elimizi kolumuzu sallaya sallaya çıktık hava alanından.

Telefon hattı işlemleri

Sıra Turgay’a telefon hattı almaya geldi. Hava alanının dışındaki Metfone ilk durağımız oldu. (Cellcard operatöründen de hat almıştık ama hava alanında hiç çekmediği için hemen iade edip paramızı geri aldık) Daha sonra şehir merkezinden bana da Smart operatöründen sim kart aldık. İkisi de oldukça iyi çekiyor. Kamboçya’da asıl bizim Türk hatlarımız çekmiyordu. Tesadüfen ikimizin de hattı aynı (Turk Telekom) olduğu ve çalışmadığı için bankacılık işlemlerinde çok zorlandık (hat çalışmadığı için şifre gelmedi) ve dönüş uçak biletlerimizi alamadık bir türlü sanal kart oluşturmak zorunda kaldık. Ancak o şekilde çözebildik.

Hava alanından şehir merkezine ulaşım

Hava alanının çıkışında şehir merkezine giden otobüsler var. Kişi başı 1500 KHR  (0.4 Dolar) karşılığında şehir merkezine oradan da 10 dakika yürüyüp otele geçtik. Otobüslerde para üstü alamadığınızdan (bilet ücretini direk şeffaf bir kutuya atıyorsunuz.) bozuk paranızın olması gerekiyor bu sebeple hava alanının çıkışında bir şeyler alıp dolar bozdurabilirsiniz. Ama exchange office’lerin oranları çok kötü. İlla kullanmanız gerekirse düşük miktarlarda KHR alıp gerekirse şehir merkezindeki exchange officeleri kullanabilirsiniz.

Kamboçya Rotamızın son durağı: Siem Reap’den Phnom Penh’e otobüs yolculuğu

Kamboçya’ya Phnom Penh ile başlamıştık. Ardından Kep, Kampot, Koh Kong ve Koh Rong ve Siem Reap’e gittik. Yine bu şehir ile bitiriyoruz. Siem Reap’te otelden aldığımız yataklı otobüs biletlerimiz otelden transfer dahil kişi başı 10 Dolar tuttu. Bu yataklı otobüs çok güzel değildi, üst katta tavana yapışık olarak gidiyorsun resmen. Gece 12.00’de bizi otelden aldılar, sabah 7.00’de Phnom Penh’e varmıştık. İndiğimiz yerden 3.5 Dolara Grab ile otele gittik.

Nerede Kaldık?

Eighty8 Backpackers (Lokasyon)

Ortak alandaki köşe masayı kendimize çalışma alanı seçtik ve 5 gün boyunca kıpırdamadan bilgisayarlarımıza gömüldük. 1 dolara bira bulunca otelden çıkasımız gelmedi hiç. Normalde 1.25 dolar ama happy hourda 1 dolar oluyor. Ya da 4 dolara sürahi alıyorsun 4 tane çıkıyor🤣 Konaklamanızı otelden uzatırsanız bedava kahvaltı veriyorlar. Şu ana kadar yediğimiz en güzel otel kahvaltısıydı. O sebeple 3 gün daha uzattık. Kimin listesi ise artık muhteşem müzikler çalıyor barda, girip serinlemek isteyenler için minik bir havuz var. Tuvaletler temiz.

Ücreti: Yatakhanede ortak banyolu çift kişilik kabin 10 Dolar. Kahvaltı dahil.

B52 Hostel (Lokasyon)

Phnom Penh’e iki kere uğradık. İlk 5 gün ardından da 4 gün kaldığımız bu şehrin ilk iki günü kaldığımız bu hostelden çok memnun kaldık. Kalan günlerimiz için yer olmadığını öğrenince mecburen başka bir otele geçmek zorunda kaldık.

Ücreti: Tuvaleti banyosu içinde olan klimalı kocaman bir oda 11 Dolar. Kahvaltı dahil değil.

The Happy House (Lokasyon)

Kesin daha kötü yerlerde kalmışızdır yol boyunca ama burası en kötü gecelerden biriydi. Klimasız ve camsız ışık almayan odalarda kesinlikle kalmamak lazım bize ders oldu. Bu günden sonra özellikle dikkat eder olduk. 2 gün kalmak zorunda kaldığımız bu yerin neyse ki resepsiyonundaki kız çok tatlıydı ve bize çok yardımcı oldu.

Ücreti: Tuvaleti banyosu içinde klimasız camsız oda 11 Dolar. Kahvaltı dahil değil yine.

Neler Yaptık?

Wat Phnom

Phnom Penh (Penh Tepesi) şehrine ismini veren Wat Phnom şehrin en ünlü eserlerinden bir tanesi. Efsaneye göre zengin bir kadın olan Bayan Penh, Tonle Sap nehrinde içinde 4 tane bronz Buda heykeli olan yüzen bir kütük bulmuş ve bu Buda heykelleri için evinin yanındaki tepeye bir tapınak yaptırmış. Üzerinden bir çok rejim geçmiş ve tapınak yıllar içinde yenilenmiş.  Sadece turistik değil aynı zamanda Kamboçyalıların da ziyaret ettiği bir tapınak olduğu için içerideki seremoniye rahatça dahil olabiliyorsunuz. Bahçesindeki bankların birine oturup etrafı izlemek de oldukça keyifli.

Central Market

Central Market’in Kimer dilindeki adı “Phsa Tmey”, yeni pazar anlamına geliyor. 1937 yılında Fransız kolonisi zamanında yapılmış ve Wat Phnom’dan 10 dakika yürüme mesafesinde. İçinde envai çeşit şey satılıyor. Hediyelik eşya, kıyafet, ayakkabı, takı, ne ararsan var.

Wat Langka

Biz Central Marketten çıkıp Independence Monument’a (Özgürlük Anıtı) doğru uzun bir yürüyüş yaptık. Özgürlük Anıtı Kamboçya’nın 1953 yılında Fransız sömürgesinden kurtuluşunu simgeliyor. Anıtın karşısında ise Langka Tapınağı var. Turistik açıdan çok etkileyici olmayan bu tapınakta Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri  akşam 6.00-7.00, Pazar günü ise sabah 8.30-9.30 arasında ücretsiz meditasyon uygulaması sunuyorlar. Biz bir türlü ayarlayıp gidemedik o ayrı.

Phnom Penh Gece Pazarı (Night Market)

Konakladığımız hostele yürüyerek 20 dakikalık bir mesafede olan akşam pazarında bir kaç akşam yemeğimizi yedik. Diğer gece pazarlarından farklı olarak burada insanlar yerde serili olan hasırların üzerinde yemek yiyorlar, piknik gibi. Çok hoşumuza gitti. Ortaya karışık bir tabak yapıp oturduk biz de. Üzerine de nefis bir dondurma ile taçlandırdık. Girişte canlı müzik de var:)

Phare Sirki (Phare, The Cambodian Circus)

Phare Sirki, Kamboçya’nın Battambang şehrinde bulunan Phare Ponleu Selpak adlı okulun mezunlarının performanslarını sergilediği bir şov. Okulun hikayesini bilince bu sirki izlemek daha keyifli hale geliyor.

Phare Ponleu Selpak (PPSA), 1994 yılında Kızıl Kimer döneminden sonra Tayland-Kamboçya sınırındaki mülteci kampından geri dönen 9 genç tarafından kurulmuş. Mülteci kampında katıldıkları resim dersinde, sanatın iyileşme süreçlerine ne kadar olumlu etkisi olduğunu keşfetmişler ve döner dönmez sokak çocuklarına ücretsiz resim dersleri vermeye başlamışlar. Sonrasında bu azimleri görsel sanatlar (illüstrasyon, resim, grafik tasarım ve animasyon), tiyatro, müzik, dans ve sirk alanında eğitim veren bir okul kurmalarına sebep olmuş. Her şey bu birkaç cümleyle anlatıldığı kadar kolay olmamıştır eminim ama şu anda her yıl yüzlerce öğrenci eğitim hayatına burada devam ediyor. Phare Sirki, aslında Siem Reap’te bulunan kendi merkezlerinde sunuluyor ve bu etkinliğe giderek okula da destek olmuş oluyorsunuz. Battambang’a yolunuz düşerse de kampüslerini de ziyaret edebilirsiniz. https://phareps.org/visit-us/

Biz bir arkadaşımızın önerisi üzerine kişi başı 8 Dolar ödeyerek Phnom Penh’de Canada International School’un tanıtım toplantısındaki şovlarına katılma fırsatı bulduk. Bu bir seferlik bir etkinlikti, izlemek isterseniz ki bence hem yetişkinler hem de çocuklar için oldukça eğlenceli; web sitesinden performans tarihlerine bakabilirsiniz. Bir de küçük bir not isminde sirk geçmesine rağmen herhangi bir hayvan kullanılmıyor.

Yemek Kursu

Her gittiğimiz ülkede mutlaka yemek kursuna katılmaya çalışıyorum. Tabii ki 3 saatlik hızlandırılmış kurstan büyük bir beklentim yok ama keyifli vakit geçirmiş oluyorum. Asya’da katıldığım üçüncü yemek kursu olduğundan kullandıkları malzemeler de biraz oturmaya başladı. Mutfaklar birbirine çok benziyor. Zaten yemek kurslarında en popüler yemeği en lezzetli şekilde yaptırıyorlar. Yaprak sarma gibi işte, her elin sarmasının tadı farklı. Ben La Table Kymer restoranının yemek kursuna sabah pazar turu dahil olacak şekilde 25 Dolar ödedim. Çok memnun kaldım. Neler yaptık burdan buyrun bakalım.

Tuol Sleng Soykırım Müzesi (Tuol Sleng Genocide Museum)

S-21 Cezaevi (S-21 Prison)

Toul Sleng soykırım müzesi Phnom Penh merkezinde bulunuyor. Burayı dolaşmak için en az 2 saat ayırmak gerekli. Girişte verilen İngilizce sesli rehberi kesinlikle almanız gerekiyor çünkü o sesi dinlemeden duvardaki resimler kesinlikle birşey ifade etmiyor. Ulaşım için Grab kullanmak uygun mutlaka indirim kuponlarına göz atmak lazım. Otelden gidiş-dönüş için 4 Dolar ödedik. Giriş ücreti 5 Dolar, audio guide ise 3 Dolar. Daha fazla bilgi için resmi web sitesi: http://tuolsleng.gov.kh

Cheoung Ek Soykırım Merkezi (The Cheoung Ek Genocidal Centre) – Ölüm Tarlaları (Killing Fields)

Genelde insanlar S-21 cezaevinden sonra burayı gitmeyi tercih ediyor ama benim psikolojim kaldırmadığı için birkaç gün sonraya bıraktık. Phnom Penh merkezine 15 km uzaklıkta olduğu için Grab ile 6 Dolar’a gidip 5 Dolara kapıda bekleyen bir tuk-tuk ile döndük. Sesli rehberi kesinlikle almak ve en az 2 saat ayırmak gerekiyor. Giriş ücreti audio guide dahil 6 Dolar.

Tuol Sleng Soykırım müzesini ve Cheoung Ek Soykırım merkezini gezmeden önce birazcık Kamboçya tarihine göz atmakta fayda var. Kendi notlarımı aşağıda yazdım.

Kamboçya bu günlere nasıl gelmiş?

Kimer İmparatorluğunun görkemli zamanlarının bitmesinden sonra Kamboçya tarihinde karanlık çağ olarak adlandırılan dönem başlar. 16. ve 18. yüzyıllar arasında Kamboçya topraklarının Tayland ve Vietnam tarafından istila edildiği ve bir çok kez bu ülkelerin koruması altına girdiği düşünülmektedir. 19. Yüzyılda Kral Norodom’un Tayland ve Vietnam istilasına karşı Fransız korumasını kabul etmesiyle 90 yıl sürecek olan Fransız koloni dönemi başlar. 1941-1945 yılları arasındaki Japon istilasının sonlarında Japonlar Kamboçya’nın bağımsızlığını ilan etmesini sağlar. Fakat Japonların ikinci dünya savaşını kaybetmesini fırsat bilen Fransızlar tekrar yönetime el koyarlar. Kral Sihanouk’un Fransızlarla yaptığı karşılıklı görüşmeler sonucunda 1946 yılında Kamboçya Fransızlara karşı önce kendi hükumetlerini kurabilme imtiyazını kazanır ve 1953 yılında da tam bağımsızlığını elde eder.

1950’lerde Amerika ve Rusya arasındaki soğuk savaş Asya’da hareketlenmeye başlar. Dünyada önemli bir yere sahip olan Rusya tarafından desteklenen Kuzey Vietnam ve Amerika tarafından desteklenen Güney Vietnam arasındaki savaşta tarafsız kalmak isteyen Kral Norodom uzun süre direnir. Bu sırada Kamboçya’da kutuplaşma başlar. Zengin bir çiftçi ailenin çocuğu olarak doğmuş ve Paris’te eğitim almış sol görüşlü Pol Pot liderliğinde komünist parti kurulur ve güçlenmeye başlar. Fakat 1966 yılında sağ görüşlü General Lol Non seçimlerden galip çıkar ve hükümeti kurar. 1970 yılında Kral Sihanouk’un Beijing, Çin ziyareti sırasında başbakan Lol Non askeri darbe gerçekleştirir ve monarşiyi kaldırır. Darbenin ardından General Lol Non Amerika ile işbirliğini güçlendirir ve Vietnamlı komünistlerin ülkeyi terk etmelerini ister. Buna kesinlikle karşı çıkan Kuzey Vietnam’ın cevabı üzerine Amerikan uçakları zaten bombalamakta olduğu Kamboçya topraklarının sınırlarını genişletir. Bombalamaların sonucu olarak kırsalda yaşayan birçok köylü şehirlere akın eder. Bir çok tarihçiye göre Amerikanın bu tutumu Kamboçya komünist partisinin gerilla gücü Kızıl Kimer’e desteği arttırır ve 1975 yılında Kızıl Kimer yönetimi ele geçirir ve ülkenin yeni adı “Democratic Kampuchea” olur

17 Nisan 1975’de Phnom Penh’e giren Kızıl Kimer kuvvetleri önce halk tarafından neşe ile karşılanır. Sadece 48 saat içinde durum olabildiğince kötüleşir, tüm okullar, hastaneler, polis merkezleri ve eğlence merkezleri kapatılır. Aileler birbirinden ayrılır ve şehri terk etmeye zorlanır. Kollektif çiftlikler adı verilen tarlalara gönderilen insanlar günde 12 saat pirinç tarlalarında çalışmaya zorlanır ve çok az yemek verilir. Birçoğu yollarda açlıktan ve hastalıktan ölür. Çeşitli kaynaklara göre 1-3 milyon arasında şehirli, doktor, avukat, diplomat, yabancı dil bilen kimse ya da sanatçı Kızıl Kimer döneminde işkence görür ve öldürür.

Phnom Penh’in merkezinde bulunan ve önceden bir lise olan S-21, Kızıl Kimer döneminde binlerce insanın işkence gördüğü bir cezaevine dönüştürülmüştür. Burada itirafları alınıp, resimleri arşivlenen insanlar başka bir yere nakil edilecekleri umudu ile kamyonlarla Choeng Ek kasabasına taşınıp, infaz edilip toplu mezarlara gömülmüşlerdir.  Şu anda Tuol Sleng Soykırım müzesi olan S-21 cezaevinde en az 14000 kişi işkence görmüş ve Vietnam ordusunun ülkeyi ele geçirmesi ile sadece 7 kişi kurtarılmıştır. Cheoung Soykırım merkezinde (ölüm tarlaları) ise çocuklar dahil en az 20000 insanın toplu mezarlarına ulaşılmıştır. Gönüllü olarak Kızıl Kimer ordularına dahil olan gençlerin oldukça fakir ve eğitimsiz oldukları ve bir çoğunun yirmi yaşından küçük olduğu bilinmektedir.

Kızıl Kimer’in yönetimi ele alması ile örgütteki Vietnamlılar ihraç edilir. Rus yanlısı Vietnam’a karşı Kızıl Kimer Çin ile ittifak yapar. Kızıl Kimer ve Vietnam ilişkileri iyiden iyiye kötüleşir. Çin destekli Kızıl Kimer güçleri Vietnam köylerine saldırmaya başlar. Bunun üzerine Vietnam ordusu 7 Ocak 1979 yılında Phnom Penh’e girer ve yönetimi ele geçirir.

Bu sefer Vietnam’ın kurduğu Heng Sarmin liderliğindeki People’s Republic of Kampuchea ve Pol Pot’un liderliğindeki Democratic Kampuchea güçleri arasında iç savaş başlar. 23 Ekim 1991 yılında Paris Barış Antlaşması imzalanır ve 1993 yılında seçimler yapılmaya başlanır. Parlamenter monarşi ile yönetilen Kamboçya’nın şu anki Kralı Norodom Sihamoni ve başbakanı Hun Sen’dir.

Yeme-İçme

Narith Coffee (Lokasyon)

İlk kaldığımız hostel Eighty8’in yanında çamaşır yıkama dükkanı onun yanında telefoncu onun yanında da bu yerel restoran var. Aslında tam yanında diyecektim de başka yerleri geçerken gördüğümü hatırladım. Sanırım 6 öğün buradan yedik. 6 kez üst üste gittiğimizde göre beğenmişiz kesin😄 Yemekler her bölgeden karışık. Daha önce denk gelmediğim, rendelenmiş zencefilin yemek olarak sunulmasıydı, onu da çok beğendim. Çorba ve yemekler 2 Dolar pilav 0.5 Dolar. Çay isterseniz ikram olarak veriyorlar. Günlük 10 Dolara karnımızı doyurduk.

Long After Dark (Lokasyon)

Vietnam Konsolosluğuna gidip davetiye mektubu olmadan vize almayı bir deneyip başaramadığımız gün otele doğru yürürken uğradık buraya. İnanılmaz lezzetli yemek menüsü var. Kamboçya mutfağı güzel ama çok fazla batı yemeği sunan restoran olduğu için ara ara böyle mekanlara oturduk. İstanbul’daki mekanların yarı fiyatına son derece hoş tasarımlı mekanlarda baya leziz yemekler yedik. Fish and chips oldukça iyiydi:) Biralar dahil 12.4 Dolar tuttu.

72 Restaurant (Lokasyon)

S-21’i ziyaret ettikten sonra yol üzerinde yemek yediğimiz uygun fiyatlı yerel bir restoran. 6 Dolar’a karnımızı doyurmuş olduk.

Enso Cafe (Lokasyon)

Kendimize çalışma alanı ararken bulduğumuz şehrin güzel tarafındaki oldukça geniş ve rahat masaları olan biraz pahalı bir mekan burası. Kahvaltılar ve içtiğimiz kahvelere toplam 17 Dolar ödedik ama değdi diyebilirim. Tüm gün klimalı ortamda rahat rahat bilgisayarlarımızın başında geçirdik. Şehrin kasvetli havasından kurtulmak isterseniz kafenin olduğu cadde bire bir.

The Big Easy (Lokasyon)

Bazen Turgay’ın bazı mekanlara karşı aşırı isteği oluyor. Dönüp dolaşıp buraya oturalım diyor her seferinde. Turgay’ın çok keyif aldığı bu mekanda happy hourda 33lük biralar 1 Dolar. 4 tane 33lük biranın çıktığı sürahi 2.5 Dolar.

IMG_20190224_185102
The Big Easy

Amazing Happy Pizza Pub (Lokasyon)

Cannabis’in pizzada kullanılması Kamboçya’da bayağı yaygın. Googlemaps yorumlarını okuyup öyle gidin. Bir bira ve pizzaya 10 Dolar verdik. Siem Reap’te Ezgi’nin hasta olması sebebiyle deneyemediğimiz meşhur “Happy” kısmını Phnom Penh’de denedik. Pizza kısmı çok lezzetliydi, diğer kısmı size kalmış, ekstra seçebiliyorsunuz. 🙂

Kabbas (Lokasyon)

Yine konakladığımız otele yakın uygun fiyatlı bir restoran seçip kendimizi buraya attık. Her ne kadar siparişimizi yan masa ile karıştırmış olsalar da, yemekler oldukça lezzetliydi.

David’s Home made Noodle (Lokasyon)

Otelimize oldukça yakın olduğu için tercih etmiştik, yemekleri oldukça lezzetli bulduk. Hatta dükkanın önündeki masada kendisi noodle yapıyor, sonra pişirip servis ediyorlar. Beklentileri çok yükseltmemek lazım yemekler oldukça geç geliyor. Özetle lezzetli uygun fiyatlı yemek. Birer porsiyon Noodle ve dumpling için 6 Dolar ödedik.

Phnom Pehn’den Kamboçya’ya veda edip Vietnam’a gidiyoruz. İlk durağımız Saigon yeni adıyla Ho Chi Minh City!

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s