Angkor Tapınakları dünyadaki en büyük dini komplekslerden bir tanesi. Bir tapınaktan diğerine yürümenin imkansız olduğu kocaman bir alandan oluşuyor. Her ne kadar yürümeyi sevsek de internette yazanları dinleyip tuk-tuk kiralamanın iyi bir fikir olduğuna ikna olduk. Bir kere bilet almak için gittiğimiz bilet gişesi Siem Reap merkezden araba ile 15 dakika mesafede. Antik şehre ulaşmak için bilet aldıktan sonra 15 dakika daha sürmek gerekiyor. Dolaşırken bir tapınaktan diğerine tuk-tuk ile 10 dakikada gidiliyor. O sıcağın altında bisiklet sürmek büyük eziyet olurdu. Yabancıların tarihi kısımda motosiklet kullanmalarına izin verilmeyince geriye tek seçenek kalıyor zaten. Bu arada e-bike kullanılabiliyor ama onlar da tek kişilikti, bize uymadı.

IMG_20190219_060650.jpg
Sabahın ilk saatlerinde Ankor Wat

Tuk-tuk Kiralama

Durum böyle olunca bir grup turuna katılabilirsiniz ya da bireysel olarak tuk-tuk kiralayabilirsiniz. İki türlü de  iki seçenek mevcut:

  • Small Circuit Tour: 3 görülmesi gereken tapınak olan Angkor Wat, Bayon, and Ta Prohm’u kapsayan kısa tur
  • Grand Circuit Tour: 3 görülmesi gereken tapınak olan Angkor Wat, Bayon ve Ta Prohm’un dışında kalan Preah Khan Temple, Neak Pean Temple, Banteay Srei, To Som Temple, Pre Rup gibi diğer tapınaklara da götürdükleri uzun tur

Grup Tur Fiyatları:

Fiyatlar değişmekle beraber en uygun gördüğümüz grup turu giriş ücreti hariç olarak  Small Circuit Turu 13 Dolar, Grand Circuit Turu 15 Dolardı. Biz grup olarak gitmediğimiz için grup turu nasıl olur bilemiyoruz.

Özel Tur Fiyatları:

Aynı seçenek özel tuk tuk kiralamak için de geçerli, bu sefer fiyatlar 15-25 Dolar civarında değişiyor, büyük turlar 35 Dolara kadara çıkıyor. Grup turlarından farklı olarak ya gün batımında ya da gün doğumunda tapınaklarda olacak şekilde ayarlamak çok daha mantıklı.

Rehberli Seçenekler:

Rehberli grup turları ya da özel rehberli tuk-tuk ayarlamak 35-50 Dolar civarında ya da tarihi alana vardıktan sonra 15-20 Dolar civarına orada hali hazırda bulunan rehberlerden biri ile anlaşılabilir.

Biz nasıl gezdik?

Özel tuk-tuk ayarlayıp, rehbersiz olarak. Rehber tutmadığımız için de aşağıda yazılan bilgilerin çoğunu internetten okuyarak öğrendim. İlginiz varsa kesinlikle özel, alanında uzman bir rehber tutmak lazım.

Biletler

Bilet gişesi antik şehrin girişinde değil. Önce bilet gişesine gidip bilet alıp sonradan şehri gezmeye başlıyorsunuz. Bilet alma gişesinin yeri burası.

Bilet fiyatları:

1 gün: 32 Dolar

3 gün: 62 Dolar (Aldığınız tarihten itibaren 10 gün geçerli)

7 gün: 72 Dolar (Aldığınız tarihten itibaren  1 ay geçerli)

Tapınakların ziyaret saatleri farklılık gösterebiliyor. Eğer sınırlı zamanınız varsa şöyle bir güzellik var. Bilet gişesi 17:30’a kadar açık ve 17:00’dan sonra alınan biletler bir sonraki günü kapsıyor. Yani tek gün biletiyle ilk gün akşam 17:30’dan sonra gidip gün batımını izleyip, ertesi gün sabah erken saatte de gün doğumunu izleyip ardından tapınağı gezebiliyorsunuz.

Biz 3 günlük olan bileti aldık. Tuk-tuk’u da kaldığımız otelden ayarladık. Small Circuit için 15 Dolar, Grand Circuit için 20 Dolar verdik ve rehber almadık.

Nasıl Giyinmeli/ Neler Götürmeli

Tapınaklarda rahat bir şekilde gezmek için omuzlar ve diz üstü kapalı olmalı. Çok sıkı bir uygulama olmasa da uygun giyinmek güneşten de koruyor. Genelde şalvar üzeri yarım kollu tişört, üzerine şal mükemmel iş görüyor.

IMG_20190216_161253.jpg
Tapınak kıyafetlerim:)

Her köşede su ve yiyecek satan yerler var. İnanılmaz uçuk fiyatlara değil. Biz 2 litre suyumuzu yanımıza aldık onun için su fiyatlarını bilmiyorum ama yarım kilo muz 1 Dolardı.

Güneş kremi ve sinek kovucu olmazsa olmaz, unutmamak lazım.

1.Gün: Kısa Tur (Small Circuit) ve Gün Batımı Rotası

Kompleksin en önemli tapınakları; Angkor Wat, Angkor Thom (Bayon) ve Ta Prohm. Ben de hastalıktan bitap halde olduğum ve zar zor yürüyebildiğim için ilk gün rotamızı bu tapınakları kapsayacak şekilde ayarlamak istedik. Sabah 10:00 civarında başlayan turumuz saat 18:00 gibi gün batımında son buldu.

IMG_20190219_070858.jpg
Nilüferler

Kısaca Kimer Tarihi

9. yüzyılda kurulmuş olan Kimer İmparatorluğu zamanında bölgenin en büyük gücüymüş. Dünyadaki en büyük dini kompleksi olarak geçen Angkor Wat; Kimer İmparatorluğu’nun altın zamanlarının başladığı 12. yüzyılda Hinduizme inanan Kral Suryavarman II tarafından inşa edilmiş. Ardından Cham (merkez Vietnam) ve müttefiki Dai Viet (kuzey Vietnam) tarafından yağmalanmış. Kral Suryavarman II’den sonra yerine geçen ve Kimer İmparatorluğu’nun en görkemli zamanlarını yaşadığı muhteşem Jayavarman VII zamanında Chamlar geri püskürtülerek Angkor Wat geri alınmış ve yeni başkent olarak Angkor Thom şehri inşa edilmiş. Mahayana Budizmini benimseyen Jayavarman VII, Hindu Tanrısı Vishnu’ya adanan Angkor Wat şehrini de Budizme göre yeniletmiş. Aynı zamanda kasabaları birbirine bağlayan yollar, hastaneler, su kanalları ve gezginler için de dinlenme evleri yaptırmış. Takip eden hükümdarlar tekrar Hinduizm, ardından Theravada Budizmini benimseyip, yıllar içinde tapınaklarda değişiklikler yapmış. Bu din değişiklikleri aynı zamanda ülkenin gidişatını olumsuz etkilemiş. Çin’de hüküm süren Moğolların neden olduğu Thai göçlerinin Angkor Wat’ı tehdit etmesi ve Siam İmparatorluğunun bölgenin yeni gücü haline gelmesi üzerine 1432 yılında Kral Ponhea Yat tarafından başkent Phnom Penh’e taşınmış ve Angkor tapınakları dini amaçlı kullanılmak üzere terk edilmiş.

Angkor Wat

Biletlerimizi aldıktan sonra tuk-tuk şöförümüz bizi ilk olarak Angkor Wat’ın batı girişine bıraktı. Tapınağı çevreleyen kanalı bir süre izledikten sonra tapınağa uzanan köprüden ilerleyip Angkor Wat’a ulaştık.

Kral Suryavarman II tarafından yaptırılan Angkor Wat, daha önce Tanrı Shiva’ya adanarak yapılan tapınakların aksine Tanrı Vişnu’ya adanmış bir Hindu tapınağı. Tapınak şehri (temple city) anlamına gelen Angkor Wat aynı dönemde ülkenin başkentiymiş. Şehir, Kimer İmparatorluğunun ezeli düşmanı Chamlar tarafından yağmalandıktan sonra Kimer İmparatorluğunun en güçlü kralı olarak anılan Jayavarman VII tarafından 12. yüzyılın sonlarında yenilenerek Budist tapınağına çevrilmiş.

Oldukça özgün bir mimariye sahip olan tapınaktaki göğe yükselen 5 kule Hindu mitolojisinde tanrıların evi ve evrenin merkezi kabul edilen Meru Dağının tepelerini, çevresindeki hendekler de okyanusla çevrelenmiş Meru Dağını temsil ediyor.

Tapınağın etrafında bulunan koridorlarda Kral Suryavarman II zamanında gerçekleşen önemli tarihi olayların, ünlü Hindu destanları olan Ramayana ve  Mahabharata’da geçen hikayelerin resmedildiği oldukça iyi durumda ve anlaşılabilir olan görseller mevcut.

Angkor Thom

Angkor Wat’ı tamamladıktan sonra bir sonraki durağımız Angkor Thom’a doğru ilerliyoruz. Muhteşem şehir veya büyük şehir (great city veya large city) anlamına gelen Angkor Thom Kimer’in en güçlü hükümdarı olarak bilinen Kral Jayavarman VII tarafından Budist tapınağı olarak inşa ettirilmiş ve yeni başkent olmuş. Tapınakta olan bir çok eser de bu kral döneminde yapılmış.

IMG_20190216_144429.jpg
Angkor Thom

Kare şeklinde bir mimariye sahip olan Angkor Thom’un güney kapısından giriş yapmadan önce, kapının önünde bizi bırakan tuk-tuk şoförümüz bize fotoğraf çekmek ve yürüyerek kapıdan geçmek için yeterli zamanı tanıdıktan sonra şehre doğru ilerlemek için kapının diğer tarafında bizi bekliyordu.

Giriş Kapıları

Şehrin Kraliyet Sarayına (Royal Palace) giden Victory Kapısına ek olarak güney, kuzey, doğu batı yönünde toplam 5 giriş kapısı bulunuyor. Giriş kapılarının üzerindeki devası gülümseyen suratların kralın kendisini ya da Budizmde kendisini canlıların aydınlanma sürecine yardımcı olmaya adamış kişi olan Lokeshvara’yı simgelediği düşünülmektedir.

Kapılara giden yollarda kocaman bir yılan (naga) taşıyan Devas (Hindu mitolojisindeki kutsal varlıklar) ve  Asuras (Hindu mitolojisindeki devas ile savaşan varlıklar) heykelleri ile “The Churning of the Ocean of Milk” olarak adlandırılan bir Hindu efsanesi tasvir edilmiş. Hikaye, okyanusun ölümsüzlük özünü çıkarmak için Devas ve Asuras tarafından çalkalandığını anlatıyormuş.

Bayon Tapınağı

Bayon tapınağının önünde bizi bırakan tuk-tuk şoförümüz ile Elephant Terrace’ın önündeki park alanında yaklaşık 1 saat sonra buluşacağımıza sözleşip ayrıldık.

Angkor Thom’un tam merkezinde bulunan Bayon Temple Mahayana Budizmini benimsemiş Kral Jayavarman VII tarafından Meru Dağını temsil edecek şekilde Budist tapınağı olarak inşa ettirilmiş. Devam eden yıllarda önce Hindu daha sonra Theravada Budist tapınağına çevrilmiş. Bayon Tapınağı’nın en belirgin özelliği taş duvarlarının dört bir yanındaki gülümseyen yüz heykelleri.

Baphuon Tapınağı ve Phimeanakas  Tapınağı

Angkor Thom şehrinin içinde kalan Baphuon tapınağının üç katlı piramide benzeyen bir yapısı var. Hindu Tanrısı Shiva’ya adanmış olan tapınak Kral Udayadityavarman II tarafından 11. yüzyılın ortalarında yaptırılmıştır ve 15. yüzyılda Budist tapınağına çevrilmiştir.

Phimeanakas ise Baphuon gibi Angkor Thom şehrinin inşa edilmesinden önce Hindu tapınağı olarak 10. yüzyılda Kral Rajendravarman tarafından başlanmış ve Kral Suryavarman I zamanında tamamlanmıştır. 13. yüzyılda inşa edilen başkent Angkor Thom’daki Kraliyet Sarayının merkezinde yer alan tapınak, daha sonra Kral Jayavarman VII tarafından şahsi tapınak olarak kullanılmış.

Terrace of Elephants ve Terrace of the Leper King

Kral Jayavarman VII döneminde yeni başkent Angkor Thom inşa edilirken kralın şahsi tapınağı Phimeanakas merkez alınarak Kraliyet Sarayı yapılmış. Kraliyet Sarayı şu anda olmadığı için, bulunan kalıntılardan yerinin Phimeanakas Tapınağının güneyi olduğu tahmin ediliyor. Kraliyet Sarayının doğusunda yer alan kraliyet teraslarının güney tarafında Terrace of the Leper King kuzey tarafında ise Terrace of Elephants bulunmaktadır.

İsmini, üzerindeki büyük fil motiflerinden alan Terrace of Elephants, kralın geçit törenlerini ve kraliyet oyunlarını izlediği aynı zamanda Angkor halkının şikayetlerini dinlediği yer olarak da kullanılmış.

Yerel inanışa göre cüzzamlı Kral Yasovarman I’in ya da ölüm tanrısı Yama’nın olduğu tahmin edilen heykelin bulunmasından sonra bu ismi alan The Leper King Terrace ‘ın (cüzzamlı kral terası), kraliyet ölülerini yakma alanı olarak kullanıldığına inanılıyor.

Ta Prohm Tapınağı

Turun en önemli bir diğer eseri ise kalıntılar arasında hayat bulmuş ağaçların kökleri tarafından sarılıp sarmalanmış Ta Prohm tapınağı. 12. yüzyılda Kral Jayavarman VII tarafından annesi için; önceden Vishnu ve Shiva’ya adanan Hindu tapınaklarının aksine Budist tapınağı olarak yapılmış.

Ta Prohm tapınağını kalıntıları arasında dolanırken ne kadar muhteşem bir doğanın parçası olduğunu hissediyor insan. Tapınağın doğu girişinde bulunan üzeri dans eden Aspara figürleri ile kaplı “Hall of Dancers” sütunundan geçerek çıkıyoruz tapınaktan.

Bizi tapınağın batı kapısında bırakan tuk-tuk şoförümüz, doğu girişindeki kapıda bekliyordu.

Gün Batımı-Pre Rup Tapınağı

Hindu Tanrısı Shiva’ya adanan Pre Rup Tapınağı, Kral Rajendravarman II tarafından 961 yılında yaptırılmış. Gün batımı için hızlıca tırmandığımızda en güzel yerlerin diğer turistler tarafından kapılmış olduğunu fark ettik. Gün batımı/gün doğumu için genelde ya erkenden ya da popüler olmayan mekanlara gitmeyi tercih ettiğimiz için böyle sıkıntılar pek yaşamıyoruz normalde ama Kamboçya’nın en turistik yeri olduğu için çok kalabalıktı. Biz güneşin batışını önümüzdeki kafalar eşliğinde izlemiş olduk:) Bir arkadaşımızın dediği gibi aman, her gün batıyor nasılsa, dert etmeyelim bunları:)

2.Gün: Uzun Tur (Grand Circuit) ve Gün Doğumu Rotası

3 gün geçerli Angkor Wat biletlerinin en güzel özelliği 10 gün içinde kullanılabilir olması. Bu sebeple gün batımını izlediğimiz ilk günümüzün ardından 2 gün sonra gün doğumunu izlemeye gittik. Hatta biraz daha enerjim olsaydı ve temple out (Asya’da tapınak gezmekten bıkma durumu) olmamış olsaydık 3. gün de kesin gidip verdiğimiz parayı çıkartırdık.

Gün Doğumu için Angkor Wat

Tuk-tuk şöförümüz bizi Angkor Tapınağı’nın batı girişinde bıraktı. Daha önce de geldiğimiz için aşağı yukarı nereye gideceğimizi biliyorduk ama ilk defa gidiyor olsaydık da etrafımızda bizimle yürüyen yüzlerce insanı ve ellerindeki fenerleri takip edip gün doğumunun izlendiği alanı rahatlıkla bulabilirdik.

IMG_20190219_060000.jpg
Angkor Wat’ın önünde gün doğumunu beklerken

Ana kapısından girdikten sonra kuzey ve güney havuzların önündeki tapınağın üzerinden yükseliyor güneş. Biz ilk olarak kuzey havuzda kendimize bir yer bulup yerleştik. Alanda çay kahve servisi mevcut, dilerseniz de size kahvaltı teklif eden restoranların birine oturabilirsiniz. Biz para vermek istemedik ve teşekkür ettik.

Yaklaşık 1 saat boyunca alanda bekleyip gün doğumunu keyifle izledik. Önünüzdeki havuzlara düşen tapınağın yansımasıyla muhteşem kareler yakalanabiliyor. Ayrılmadan önce de güney havuzun önünde birkaç fotoğraf çektikten sonra Angkor Wat’ı bir kez daha turlayıp bizi aynı yerde bekleyen tuk-tuk şoförünün yanına döndük.

Preah Khan Tapınağı

Kral Jayavarman VII annesi için yaptırdığı Ta Prohm tapınağının yanı sıra babası için de 1191 yılında bu tapınağı yaptırmış. Bu tapınağın, O dönemde Budist öğretinin merkezi olduğu ve surların içinde ahşap evlerde yüzlerce insanın yaşadığı bir şehir olduğu düşünülüyor. Tapınakta Fransızlar tarafından keşfedilen yazıtta; tapınağın isminin kralın Chamlar karşısında aldığı zafere ithafen “kutsal kılıç” anlamına geldiği anlatılmış, kazanılan savaşlar ve aynı zamanda şehirdeki günlük hayat betimlenmiş.

Tapınağın doğu ve kuzey girişlerinde küçük taş evler; ateş evleri (houses of fire) olarak adlandırılan ölüm yakımı için kullanılan alanlar var. Doğu girişinde bulunan aslan heykelleri ile süslenmiş küçük liman, kralın botla Jayatataka su rezervuarını geçip Neak Pean tapınağına ulaşması için kullanılıyormuş. Duvarlarda yer alan birçok işleme, tapınağın içindeki linga ve kralın babası için yaptırdığı Lokeshvara heykelinin yerine yerleştirilmiş stupa  tapınağın en önemli parçaları.

Eğer ilginiz varsa tapınağın batı girişinde; tapınak planlarının ve üzerindeki motiflerin açıklamalarının bulunduğu bir sergi alanı mevcut, bu alanda biraz vakit geçirip tapınağı gezmek daha anlamlı hale getiriyor.

Neak Pean Tapınağı

Dolaşık yılanlar (the entwined snakes) anlamına gelen bu tapınak su ihtiyacını karşılamak için kullanılmış insan yapımı bir su rezervuarının tam ortasında yer alıyor. Jayavarman VII tarafından 12. yüzyılda yaptırılmış. Birçok havuzun bulunduğu bu alan Budizm’de dünyanın merkezinde bulunan Anavatapta gölünü temsil ediyormuş.

Şoförümüzün bizi bıraktığı alandan havuzların olduğu yere giden yol 2 günlük gezimiz boyunca en keyif aldığımız yürüyüş yolu oldu. Sağlı sollu su alanının olağanüstü manzarası arasından yürürken yerel müzikler bize eşlik ediyordu.

Ta Som Tapınağı

Jayatataka rezervuar alanının doğu tarafında yer alan bu tapınak Kral Jayavarman VII tarafından kendinden önceki hükümdarlara adanarak 12. yüzyılın sonlarında yaptırılmış.

Banteay Kdei

Kral Jayavarman VII tarafından 12. yüzyılın sonlarında Mahayana Budist tapınağı olarak yapılmış olup, Bayon ve Ta Prohm tapınaklarındaki mimari özellikleri taşıyor. En belirgin olarak tapınak giriş kapısındaki gülen yüz heykelleri ve duvarlardaki dans eden figürler hemen fark ediliyor.

Yapılan çalışmalarda tapınağın hemen yanındaki bir alana gömülü olarak bulunan ve Angkor Wat müzesinde sergilenen 274 tane buda heykelinin Kral Jayavarman VII ‘nin ölümünden sonra yerine geçen kralın Hindu tapınağına dönüştürüldüğü sırada Banteay Kdei tapınağından söküldüğü düşünülmektedir.

Tapınağın duvarlarına yerleşmiş ağaçların büyüleyici manzarası eşliğinde dolaştığımız bu son tapınak ile öğlen 12:00 civarında Angkor turumuzu tamamlayıp otele geri döndük. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s