Sabah erkenden kalkıp otelimizden 15000 Kyat (10 Dolar) karşılığında kiraladığımız otomatik vites motosiklete atlayıp yola çıkıyoruz. Bu sefer deposu boş olarak aldık, en yakın benzinciden 3000 Kyat (1.97 Dolar) karşılığında benzin aldık ve tüm gün yetti. Hatta biraz daha az alabilirmişiz.

IMG_20181216_132651.jpg

Amarapura-Maha Gandar Yone Manastırı-Monks Walk

İlk durağımız Myanmar’ın Mandalay’dan önceki başkenti Amarapura. Şehir, Konbaung Hanedanlığı’ndan Kral Bodawpaya tarafından 1783 yılında başkent olarak kurulmuş. Myanmar’daki her yeni kralın başkenti taşıması geleneği bozulmamış ve bir sonraki kral Bagyidaw başkenti Inn-Wa’ya taşımış. 1842 yılında tahta kardeş kral Tharrawaddy geçerek başkenti tekrar Amarapura’ya taşıması ile ikinci kez başkent olmuş. Bir sonraki kral da başkenti Amarupura’dan alıp Mandalay’a taşımış. Sonrasında İngilizler gelip Mandalay’ı ele geçirip hanedanlığı yıkmasa tekrar başkent olur muydu bilinmez ama bu şehri biz göçebelerin ziyaret etmesi için çok önemli bir özelliği vardı, Maha Gandar Yone Manastırındaki Monkların öğle yemeği yürüyüşü seremonisi.

IMG_20181216_102209.jpg

Manastırlarda kalan monklar günde iki öğün yemek yiyorlarmış. İlki sabah 6 civarında ikincisi saat 10 civarında, bu saatten sonra yemek yemiyorlar. Manastırlarda yemek yapılmıyor, halkın verdiği ikramlarla karınlarını doyuruyorlar. Buradaki sistem ise bölgede yaşayan varlıklı ailelerin bağışları ile ilerliyor. Her öğünü bir aile üstleniyor.

IMG_20181216_103038.jpg

Maha Gandar Yone Manastırı’ndaki monklar tek tek yemeklerini alıp yemek salonunda karınlarını doyurduktan sonra yemek vakti sonlanıyor. Turistlerin izlemeye geldikleri ve fotoğraflarını çektikleri bu yemek seremonisi. Yanınızda yiyecek götürmenize gerek yok. Sıradaki monklara kalem, defter, ıslak mendil hediye eden kişiler vardı mesela, belki bir seçenek olabilir ama biz elimiz boş gitmiştik neyle karşılaşacağımızı bilmediğimiz için. Bağış yapılabilir belki. Sonrasında diğer manastırlar gibi içini gezebiliyorsunuz. Tabelalar İngilizce olmadığı için çok açıklayıcı değiller ne yazık ki.

img_20181216_101935

İnternetteki bazı yazılarda turistik bir aktivite haline gelen bu merasimin rahatsızlık verici olduğunu yazan kişilere rastladım. Biz böyle hissetmedik. Dini merasimlerin diğer dinlerden insanlara açık olması kötü bir şey gibi gelmedi ki orada bulunan herkes yaklaşık 1 saat boyunca oldukça sessizdi, mütevazı bir şekilde fotoğraf çekiyorlardı. Turistler için yazılmış bir tabela vardı ki oldukça güzel bir dil kullanılmıştı. Myanmar seyahatimiz boyunca birçok genç monk gelip bizimle muhabbet etti, sanırım İngilizcelerini geliştirmek asıl amaç. Sorduğumuz sorulara keyifle cevap verdiler. Buraya giderken acaba oradaki insanlar rahatsız oluyor mu diye düşünerek, biraz çekinerek gitmiştik ama günlük aktivitelerinin parçası olurken, bizim için eşsiz bir deneyim oldu.

Amarapura-U Bein Köprüsü (U-Bein Bridge)

1850 yılında yapılmış dünyanın en uzun ve en eski tik ağacından köprüsü olarak bilinen U-Bein Amarapura’daki  Taungthaman Gölü’nün üzerinde yer alıyor. Oldukça sıcak olduğu için sonuna kadar yürümek yerine 10 metre ilerleyip geri döndük:)

 

Sagaing-Ti Law Ka Guru Manastırı (Tilawkaguru Cave Monastery)

Amarapura’dan Yadanabon köprüsünü geçtikten sonra Sagaing’deki Tilawkaguru Cave Manastırı’na varıyoruz. Mağaraların girişi kilitli olduğu için içine girmedik ne yazık ki. Mağara duvarlarındaki şekilleri görmeyi planlıyorduk. Manastırdakilere sorduk aslında ama bizi başka bir yöne yönlendirdiler sonra pes edip yolumuza devam ettik.

 

Sagaing Tepesi (Sagaing Hill)

PANO_20181216_130640.jpg

Sagaing tepesini haritamıza yerleştirip yolumuza devam ediyoruz. Gidiş yolu bir süre sonra toprak yola dönünce endişe etsek de karşı taraftan gelen arabaları görünce biraz daha devam edelim dedik. Haritada Sagaing tepesi olarak gözüken yeri biz bulamadık. Bir süre sonra haritayı kapatıp, bize en yüksek gelen noktalardaki 3 manastıra uğrayıp dinlendik, resim çektik manzaranın keyfini çıkarttık. Civarda gözüken yüzlerce pagodayı tepeden izledik.

 

Pan War Burmese Cuisines

Motosiklet her ne kadar ulaşım yolunu kolaylaştırsa ve bisiklete göre daha az çaba harcamanız gerekse de güneşin altında gitmek ve rüzgâr biraz sersemletiyor. Bir de acıktırıyor yani öğle yemeği vakti:) Burma mutfağından vazgeçmiyoruz. Aşağıdaki sofranın bize maliyeti 6500 Kyat (4.20 Dolar)

 

Inwa Köprüsü (The Inwa Bridge)

Inwa’ya doğru yol alırken, Irrawady Nehri’ni geçmek için Inwa köprüsünü kullanıyoruz. Kenarda durup fotoğraf çektiren insanlara biz de katılıp bu anı ölümsüzleştirdik. Inwa Köprüsü için 100 Kyat (0.066 Dolar) geçiş ücreti alıyorlar.

 

Inwa-Le Htat Gyi Pagoda (Lay Htat Gyi Paya)

Inwa bulunan deprem nedeniyle hasar görmüş eski bir manastır burası. Normalde rotamızda yoktu ama yanından geçerken görünce ziyaret etmek istedik.

 

Inwa-Bagaya Manastırı (Bagaya Monastry)

Bagaya Manastırı 1593 yılında Kral Hsinbyushin tarafından yaptırılmış tamamen tik ağacından oluşan muhteşem bir yapı. Manastıra giden yol çok güzel, renkli at arabalarının süslediği uzun ince yol ve etrafındaki pirinç tarlaları muhteşem bir görsel oluşturuyor.

 

Inwa-Yandana Sinme Pagoda

Inwa’ya gitmesek mi acaba diye düşünmüştük ama iyi ki gitmişiz. Myanmar’da bir sürü birbirine benzer yapıda pagoda gördük fakat Inwa’nın kendine has bir yapısı var. Sağlı sollu geçtiğimiz bir sürü pagoda aramızda bir tanesinde durup gezindik.

 

Dönüşte Myitge Nehri üzerindeki köprüden geçip, Yangon-Mandalay ana yolundan döndük. Otoban için 100 Kyat (0.066 Dolar) ücret aldılar bizden. Daha hızlı ve kolay oldu, akşamüstü çok hava kararmadan otelimize geri dönmüş olduk.

 

Mingun

Mingun’a özellikle tekne ile geçmek istemiştik o sebeple motosiklet turumuza dahil etmemiştik. Mingun’a tekneler Mingun Jetty’den kalkıyor. Mingun Jetty de bizim otele 30 dakikalık yürüme mesafesindeydi. Mandalay’da şehir içi otobüs sistemi yokmuş, otelden Mingun Jetty’ye giden araçların olduğunu öğrendik. Yola çıkın bekleyin dedi otel görevlisi kısaca. Tam ne yapsak derken yanımıza bir motosiklet yanaştı. 2000 Kyat’a (1.3 Dolar) sizi götürüm deyince biz de kabul ettik. Adamın arkasına Turgay, onun arkasına ben yandan oturdum. (longyi giydiğim için bacaklarımı açamıyorum çünkü) Mandalay trafiğinde 3 kişi acaba yandan gelen motor bacaklarımı ezer mi korkusuyla 15 dakika nasıl gittim hatırlamıyorum. Burada herkes motora üç kişi biniyor bu arada, kucaklarında bebekle binen de çok var:)

 

Mingun Jetty’en gidiş dönüş Mandalay-Mingun seferi ücreti kişi başı 5000 Kyat (3.2 Dolar). Saat 9’da Mandalay’dan hareket eden tekne, sizi bekleyip saat 12.30’da geri götürüyor. İndikten sonra motosiklet kiralamak ya da kağnı kiralama seçenekleri var. Biz her zamanki gibi yürümeyi tercih ettik. Mingun, Mandalay Tarihi Alanının içinde yer almıyor o sebeple girişte kişi başı 5000 Kyat (3.28 Dolar) daha veriyoruz.

img_20181217_102031

Mingun-Sat Taw Yar Pagoda

Tekneden indikten sonra ilk durağımız tam Irrawaddy Nehri’nin hemen yanına yerleşmiş olan bu muhteşem pagoda oluyor. Aşağıdaki açıyı yakalamak için nehre doğru olan basamaklardan aşağı inmek lazım.

IMG_20181217_103035.jpg

Mingun-Pahtodawgyi Pagoda

Kral Bodawpaya tarafından 1790 yılında yapımına başlanmış ama çeşitli sebeplerden dolayı yarım kalmış bu görkemli yapı ülkedeki en büyük pagoda. Yan taraftaki merdivenlerden tırmanıp güzel manzarayı izleyebiliyorsunuz ama içine giriş kapalı. Zaten bölgedeki depremlerde hasar almış ve bazı parçaları kopmuş o sebeple biraz tehlikeli duruyor.

 

Mingun Çanı (Mingun Bell)

Kral Bodawpaya tarafından 1808 yılında Pahtodawgyi Pagoda’nın stupasına yerleştirilmek üzere yaptırılmış ve 90 ton ağırlığındaki dünyanın çalışır durumdaki en ağır ikinci çanıymış.

 

Mingun-Hsinbyume Pagoda- Mya Theindan Pagoda

Pahtodawgyi Pagoda’yı inşa ettiren Kral Bodawpaya’nın varisi Prince Bagyidaw tarafından 1816 yılında doğum sırasında ölen ve isminin anlamı “beyaz fillerin prensesi” olan ilk eşi Prenses Hsinbyume anısına inşa ettirilmiş. Diğer pagodalardan farklı olarak teras katlarından oluşan bu bembeyaz yapı, Budizme göre evrenin merkezindeki Meru Dağını çevreleyen yedi dağları temsil ediyormuş. Pagodanın katmanları arasında gezinip tepesindeki pagodaya çıkabiliyorsunuz.

 

Hsinbyume Pagoda’da son dakikalarımızı geçirdikten sonra yavaş yavaş dönüş yolu için iskelelere ilerliyoruz. Teknenin kalkmasını beklerken soğuk bira iyi gidiyor.

 

Mandalay’a varmamız yaklaşık 40 dakika sürüyor.  Bir önceki gün uğradığımız Win Win 35 adlı bara gidip, balık çorbasının tadına bakmak için taksi tutuyoruz. Bu sefer motora üç kişi binmek yerine 2500 Kyat’a (1.64 Dolar) tuktuk ile dönmeyi tercih ediyoruz:)

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s